21 Ocak 2008 tarihinde İstanbul Adliyesi önünde yaptığım açıklamalar:

Muhabir: İsminizi öğrenebilir miyiz?

Selda İnal: Selda İnal ben. Şu an Bilim Araştırma Vakfı ile ilgili süren bir mahkeme var içerde biliyorsunuz. Annem Filiz İnal şu an içerde ve doğru olmayan beyanlarda bulunuyor. Beni de içine kapsayan konuşmalar yapıyor bununla ilgili. Size söylemek istediğim şu an söylediği şeylerin hiçbiri doğru değil,  bunların bir gerçeklik payı yok, çünkü hakkımda asılsız şeyler söylüyor, Bilim Araştırma Vakfı ile ilgili de asılsız şeyler söylüyor. İddiası şudur, 17 yıl önce ben evden ayrıldım, 17 yıldır ailem ile birlikte yaşamıyorum. Bunun için de onlarla görüşmemem ile ilgili bazı sebepler öne sürüyor. Benim ailem ile görüşmeme sebebim, bana evde şiddet ve baskı uygulamalarıdır. Annemin gayri ahlaki yaşantısı ve ailemin sürdürdüğü bu hayat tarzından dolayı ben ailem ile aynı evde yaşamama kararı aldım ve kendi öz iradem ile evden ayrıldım. Benim üstümde baskı uygulayamayınca kızkardeşim Hande'nin üstünde bu baskılarını devam ettirdi. Ve kardeşimi uyuşturucu batağına kadar sürükleyen benim öz annemdir.  Buna çevremiz şahittir ve kardeşimin yaşadığı derin bunalımdan dolayı buhrandan dolayı intihara kadar teşebbüs etmiştir. Dolayısıyla benim bu tarzda düşünceye sahip insanlarla aynı evde yaşamam, aynı çatı altında bulunmam mümkün değil. Bunlar benim inançlarıma ters olan şeyler. Ve ben ayrıca 17 yıl önce üniversiteden mezun olduğumda, şu anda 37 yaşındayım ben aileme maddi destekte bulunuyordum, anneme özellikle ve kazandığım maaşın çok büyük bir kısmını aileme veriyordum. Fakat kazandığım parayı gayri ahlaki işlerinde kullanacağını öğrenince ben bu maddi desteği kestim kendisinden. Buna karşı bir kere çok açık bir şekilde öfkelendi ve kişisel kin besliyor bu sebepten dolayı bana. Fakat ailemle dediğim gibi görüşmemem hiçbir baskı altında olmam bunlar son derece gülünç iddialardır. Kimse buna inanmaz. Ben 37 yaşında, üniversite mezunu, Fransız koleji mezunu bir insanım. Yıllardır çalışıyorum ve kendi paramı kendim kazanıyorum. Ve ailem ile kendi öz iradem ile bir arada değilim. Hiçbir şekilde baskı altında bulunmam mümkün değil. Bugüne kadar ben bununla ilgili defalarca savcılıklara, Emniyet'e gitmiş ifade vermiş bir insanım. Eğer böyle bir baskı altında olsam, gider bunlara ifade ederdim. Ve ben şunu açıkta belirtmek istiyorum. Şu an Bilim Araştırma Vakfı'nın çalışmalarına engel omak isteyen insanlar var. Düşmanlık besleyen insanlar var. Ve bu insanlar da 3-5 aile, bizim ailelerimiz dediğimiz kişiler, 3-5 aile. Bunlar maddi menfaat için biraraya geldiler. Ve ben annem ile yaptığım telefon konuşmalarında bunu bana açıkça ifade etti. Bana söylediği sözler şudur. Kendisi daha önce milletvekili adayı olmak istemişti ve bununla ilgili başvuruları vardı. Bununla ilgili kendisine menfaat sağlanmıştır, maddi destek sağlanmıştır.  Kendisi de bu yüzden çıkıp bu iddialarda bulunuyor. Ve bunları bana açıkça telefonda söyledi, yaptığımız görüşmelerde söyledi. Ve ben şunu burada söylemek istiyorum, geçen mahkeme ilk mahkemede 13 Temmuz'da kendisi arabada bulunduğum sırada yanına geldi arabanın yanımda iki arkadaşım da şahittir ve ben Adalet Bakanlığı'na, İçişleri Bakanlığı'na bununla ilgili dilekçeler gönderdim. Bana açıkça sen eve geleceksin, eğer gelmezsen ben senin cenazeni getirtirim diye açıkça bana tehditte bulundu. Ben de bu şekilde benimle konuşmamasını, eğer beni tehdit edecekse, ben bunlar hakkında şikayette bulunacağımı söyledim ve bakanlıklara dilekçe yazarak gönderdim. Böyle birşeye nasıl cesaret ediyor ve arkam çok sağlam sen beni hukukla durduramazsın ben senin cenazeni getireceğim diye beni tehdit etti. Bu cesareti nereden bulduğunu soruyorum size ve merak ediyorum bu şaibeli bir durumdur. Niçin 17 yıldır, hiçbir sorun yoktu, hiçbir konu yoktu. Bu 3-5 aile bir düğmeye basılmış gibi tek bir anda ortaya çıktı. Bu konuşmaları yapmaya başladılar. Bu insanlar yönlendiriliyor bizim baskı altında olduğumuzu söylüyorlar ama kendileri baskı altında. Maddi destek sağlandığını da söylüyorlar. Açıkça ifade ediyorlar. Şu an söylediklerinin hepsi iftiradır. Ne ben baskı altındayım, ne diğer arkadaşlarım baskı altında. Bunlar son derece gülünç iddialar. Benim annem şiddete başvurmaktan çekinmeyen bir insan ayrıca. Benim babama dahi, çok iri cüsseli halk arasında çok rahat tabir edilen karakterde bir insandır. Babama dahi şiddet uygulayan, şiddetten vazgeçmeyen, saldırgan yapıda bir insandır. E şimdi de bu karakterde insanları belli ki menfaat sağlamışlar, bu zaaflarından faydalanmışlar, biraraya getirmişler böyle konuşuyorlar. Benim BAV camiasından arkadaşlarım zaten 17 yıldan beri var, ben görüşüyorum. Adnan Oktar Beyefendi'den ve BAV camiasından  en ufak bir mağduriyeti yoktur.  Benim ailem ile böyle birşey hiçbir mağduriyetimiz olmadı.  Hiçbirşey olmadı bunlar asılsız iddialardır, o yüzden böyle kamuoyunu yanıltmaya çalışmasını, basına ve davaya yönelik adalete yalan açıklamalar yapmasını ben şiddetle kınıyorum. Hiçbirine de itibar edilmemesini siz basından da, adalete yazdığım dilekçelerde de söyledim, belirttim ve ben buradan duyurmak istiyorum.  Benim bir sitem var, seldainal.com, benim ismim soyadım, selda inal.com, buradaki dilekçelerde ben bana uygulanan şiddeti, baskıyı, ve bu insanların maddi menfaat karşılığında bu yalanları ve iftiraları attıklarını herkesin görmesini, bilmesini istiyorum. İsteyenler gelip benim sitemden buradan okuyabilirler. Çok teşekkür ederim. Söyleyeceklerim bu kadar.